İçeriğe geç

Askerlik yapan er maaşı ne kadar ?

Askerlik Yapan Er Maaşı Ne Kadar? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Perspektifinden İnceleme

İstanbul’un caddelerinde yürürken, sokakta rastladığım her yüz, bana toplumun nasıl şekillendiğini ve sistemin kimin lehine, kimin aleyhine işlediğini hatırlatıyor. Bu şehirde bir gün, sabah işe gitmek için metroya bindiğimde, gözlerim yorgun ama kararlı bir şekilde çalışan bir grup askeri gördü. Aralarındaki farklılıkları fark etmeden edemedim; kimisi gülümsüyordu, kimisi kafasını öne eğmişti. Birinin elindeki cep telefonuna bakarken, diğerinin aklındaki düşünceler ve duygular ise tamamen başka bir dünyadandı. Peki, bu askerin maaşı ne kadar? Daha da önemlisi, bu maaş, toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet açısından ne gibi sonuçlar doğuruyor?

Askerlik Yapan Er Maaşı ve Toplumsal Cinsiyet

Türkiye’de askerlik, erkek kimliğiyle çok iç içe geçmiş bir kavram. Sokakta her gün gördüğüm, “Askerlik yapmadıysa erkek olamaz” şeklinde esprilerle yapılan şaka bile, aslında bu algının toplumsal bir norm haline gelmesinin kanıtı. Askerlik, sadece bir zorunluluk değil, aynı zamanda erkeklik üzerine inşa edilmiş bir kimlik meselesi. Fakat “Askerlik yapan er maaşı ne kadar?” sorusu, bu normların dışına çıkan farklı bakış açılarını gözler önüne seriyor.

Bir arkadaşımın, askerlik görevini yerine getiren yakınlarıyla sohbet ederken söylediği bir cümleyi hatırlıyorum: “Askerde maaşın ne kadar olduğunu bile sorduklarında, insanı aşağılamak gibi geliyor.” Burada bir yansıma var. Erkeklerin sadece askerlik yapması, onlara toplumsal anlamda bir “değer” katıyor. Ancak aynı erkekler, yaptıkları bu hizmetin karşılığını aldıklarında, bir tür kimlik inşasında eksik kalmış hissedebiliyorlar. Çünkü askerliğin erkeklik normlarıyla ilişkilendirilmesi, aslında daha geniş bir sosyal adalet sorununu da ortaya çıkarıyor: Erkekler, askerlik gibi bir zorunluluğa tabi tutuluyorlar, fakat bu, onları gerçekten eşit kılmıyor. Bir er maaşı, ancak erkek kimliğinin biçimlendirildiği toplumsal yapıyla anlam buluyor.

Askerlik Yapan Er Maaşı ve Çeşitlilik

Çeşitlilik de, askerliğin ne şekilde algılandığını ve kimler için fırsat ya da kısıtlama oluşturduğunu şekillendiriyor. Askerlik yapan er maaşı, sadece bir sayı değil, aynı zamanda toplumsal yapıların içinde şekillenen farklı kimliklerin bir yansımasıdır. 2010’lu yılların ortalarında, sokakta denk geldiğim birkaç arkadaşım, askerliklerinin ardından evde kalmış ya da iş bulamamışlardı. Her ne kadar maaşları, çalışma koşulları ve yaşam standartları konusunda farklılıklar olsa da, askerliğin getirdiği “erkeklik” normu, onların hem toplumda hem de iş gücü piyasasında karşılaştıkları zorlukları görünmez kılıyordu.

Bir grup kadın, askerlik yapan er maaşının ne kadar olduğunu sorduklarında, farklı bir perspektiften bakıyorlar. Onlar için, askerlik bir “erkekliğe adım atma” süreci olarak kabul ediliyor ve bu, erkeklerin toplumdaki imtiyazlarının görünür hale gelmesini sağlıyor. Oysa ki bu durum, kadınların askere gitme hakkı kazanmasının hâlâ bir “devrim” olarak görülmesinin önündeki engellerden biri. Bu sebeple, askerlik yapan er maaşı gibi ekonomik bir değer bile, toplumsal çeşitliliği ve eşitsizliği gözler önüne seren bir araç haline geliyor.

Sosyal Adalet Perspektifinden Askerlik Yapan Er Maaşı

Sosyal adalet, toplumda herkesin eşit haklara ve fırsatlara sahip olması gerektiği anlayışını savunur. Ancak, askerlik gibi bir zorunluluk, toplumsal sınıflar ve ekonomik durumlar arasındaki uçurumu daha da derinleştiriyor. İstanbul’un varoşlarında yaşayan, ailesinin ekonomik durumu iyi olmayan birçok genç için askerlik yapmak, yalnızca bir “görev” değil, aynı zamanda bir hayatta kalma meselesi haline geliyor. Onlar için, askerlik maaşı bir geçim kaynağıdır. Çünkü bazı durumlarda, ailenin geçimini sağlayan tek birey bu asker olabilir.

Bir gün, bir kafede gençlerle konuşurken, biri şöyle demişti: “Askerlik maaşı, gerçekten kötü durumda olanlar için hayatta kalma aracı. Hangi şehre gideceğimizi bile bilmiyoruz, ama en azından maaşımızı alıp geçimimizi sağlayabiliyoruz.” İşte burada, sosyal adaletin eksik olduğu noktayı net bir şekilde görüyoruz. Askerlik, belli bir sınıftan gelen insanlar için sadece bir yükümlülük değil, aynı zamanda belirli bir fırsat haline gelirken, toplumun diğer kesimlerinde bu maaş, sadece geçim için bir araçtır.

Sonuç: Askerlik Yapan Er Maaşı ve Toplumsal Cinsiyet Adaleti

Sonuç olarak, askerlik yapan er maaşı, sadece bir ekonomik değer değil, aynı zamanda toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet kavramlarıyla doğrudan ilişkilidir. Askerlik, erkek kimliğiyle özdeşleşmiş bir süreç olmasına rağmen, bu süreçteki ekonomik kazanç, sadece askerin değil, aynı zamanda toplumsal yapıların da yansımasıdır. Kadınların askere gitmesi hâlâ birçok yerde tabu, sosyal adaletin eksikliği ise çok açık. Çeşitlilik açısından, farklı sınıflardan ve kimliklerden gelen insanlar, askerlik maaşını farklı şekillerde deneyimlerken, bu durum, toplumdaki eşitsizlikleri daha da derinleştiriyor.

Eğer gerçekten adil bir toplum istiyorsak, askerlik gibi zorunlulukları da gözden geçirmeliyiz. Erkeklerin askerlik yapmasının “erkeklik” normlarına dayalı bir değer kazanması, kadınların bu normlara ulaşabilme mücadelesi, ekonomik eşitsizlikler ve sosyal adaletin sağlanması gerektiği gerçeğiyle birleşiyor. O zaman belki, bu maaşlar sadece geçim kaynağı olmakla kalmaz, aynı zamanda toplumsal eşitliğin bir simgesi haline gelir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
elexbet güncel girişbetexper bahis