Kitap Okumadan Yazar Olunur Mu?
Yazmak… İçimdeki en güçlü ve en zayıf tarafımı bir araya getiren bir şey. Yazmak, ruhumun derinliklerine inmek demek. Ama bir sorum var, hep kafamı kurcalayan bir soru: Kitap okumadan yazar olunur mu? Bir yandan yazmanın gücüne inanırken, bir yandan da neden bu kadar kitap okuyan insan varken ben neden bu kadar eksik hissediyorum?
O Anı Hatırlıyorum: Kendi Kendime Yazmaya Başladım
Yazarlık serüvenim çok geç bir yaşta başlamadı aslında. Kayseri’de, yalnız geçen bir kış akşamı, elimde kalemi, defteri sıkıca kavrayarak yazmaya başladım. Başlamak için bir şeylere ihtiyacım vardı, ama hangi kitaba başlasam, bir türlü kafamda o “yazar” olma duygusunu uyandıramıyordum. Bir yandan da şöyle bir düşünce vardı kafamda: Kitap okumadan da yazar olabilir miyim?
İçimde bir kıvılcım yanmaya başladı, ama o kıvılcım bir tür endişe yaratıyordu. “Kitap okuma alışkanlığım yok. Yazar olmak istiyorum ama nasıl?” diye soruyordum. Gerçekten de çok farklı hissediyordum. Arkadaşlarım kitaplardan alıntılar yaparak konuşuyorlar, ben sadece kendi içimde bir dünya kurmaya çalışıyordum. Herkesin iç dünyası farklı, diye düşündüm. Ama bir yandan da “Bu doğru mu?” diye sormaktan kendimi alamadım. Kitap okumadan yazmak zor bir iş, değil mi?
O An İçimdeki Heyecan
Bir gün, cesaretimi topladım ve yazmaya başladım. İlk yazdığım cümleyi hala hatırlıyorum: “Bazen kelimeler susar, bazen de susmalar kelimelere dönüşür.” Yazar olmanın zorlukları, kitap okumanın zorluklarından daha mı büyüktü? Yani, bazen insanın içinde birikmiş duygular, kitaplardan alacağınız her bir kelimeden daha derin olabiliyor. İnanın, o an bir şeylerin doğru olduğunu düşündüm. Kitap okumadan da yazılabilirdi. Fakat hala o eksiklik, o “kitapsızlık” duygusu içimdeydi.
Heyecanla yazarken, bir yandan da içimdeki boşluk hissi büyüyordu. Kitap okumadan yazar olmanın ne kadar mümkün olduğunu, bu yazının ilerleyen bölümlerinde netleştirmem gerektiğini hissettim. Şu an yazıyor olmam, bir tür içsel bir mücadeleyi yansıtmıyor muydu?
Bir Duygu Kırılma Anı: Kitaplar mı Gerçekten Gereklidir?
Bir gün bir arkadaşım, yazdıklarımı okuduktan sonra “Kitap okumalısın, kesinlikle!” dedi. O an hissettiğim hayal kırıklığını anlatamam. Ne demek istediyse, tam olarak anlamadım. İçimdeki yazma güdüsü öyle kuvvetliydi ki, başka birini dinlemek bana acı veriyordu. Kitap okumanın yazar olmak için gerekli olduğuna inanan biriyle konuşmak, beni gerçekten kırmıştı.
Şöyle düşündüm: “Kitap okumadan yazmak, insanın ne kadar özgür olduğunun bir göstergesi olabilir mi?” Ama bir yanda da, gerçekten kitapları okuyarak yazan insanları gözlemleyince, onlara hayran kalmamak elde değildi. Kelimeler, duygular, anlatım tarzı… Her birinde bir şeyler vardı ki, onları ben de istiyordum ama o zamanlar bilmiyordum. Yavaş yavaş, bu boşluk içimi daha çok dolduruyordu. Kitap okumadan yazmanın gerçekten mümkün olup olmadığını sorgulamaya başladım.
Fark Ettim: Kitap Okumadan Yazar Olunur, Ama…
Yavaşça fark ettim ki, kitap okumadan yazar olmak kesinlikle mümkün. Evet, doğru, ama bunun bir bedeli vardı. Bu bedel, belki de insanın duygularının çıplaklığında ve hatalarındaki yaratıcılığında gizliydi. Kitaplar, bana ilham verebilir, farklı bakış açıları sunabilirdi ama ben, aslında kendi dünyamdan ilham alarak yazıyordum. Yazarken hissettiklerimi, düşündüklerimi kağıda dökerken, bir yazar olmanın özünü kendi içimde arıyordum.
Ama bir başka şey daha fark ettim: Kitap okumadan yazmak, yazar olmak isteyen birinin kendini en zor yolda bulması demekti. Yani, kitaplar bana yeni bakış açıları kazandırabilirdi, başka dünyalar açabilirdi. O yüzden de bir gün, evet, kitapları elime almalı ve her satırında bir şeyler öğrenmeliyim. Çünkü yazmak, kitapları okumaktan çok daha fazlasıdır; yazmak, insanın ruhunu dışa vurmasıdır.
Sonuç: Kitap Okumadan Yazar Olunur Mu?
Evet, kitap okumadan yazar olunur, ama bu yolda ilerlerken duyguların ve hikâyelerin gücüne güvenmek gerekiyor. Yazmanın sihri, okuduğumuz kitaplardaki kelimelerde değil, kendi içimizdeki duygularda gizlidir. Kitapları okumadan yazmak, bazen bir eksiklik hissi doğursa da, bazen de en özgün sesin ortaya çıkmasına yardımcı olabilir. Ama her yazar, sonunda kitapları okumanın ve dünyayı farklı açılardan görmenin gerekliliğini kabul eder.
Ben de kabul ediyorum; bir gün bolca kitap okuyarak, yazar olma yolunda gerçekten daha derinleşeceğim. Ama şimdi, tam şu an, yazmayı seviyorum. Hem de kendi hikâyemi yazmayı.